Xatuni şehidleri mezarları başında yad edildi

​​​​​​​Diyarbakır merkez Kayapınar ilçesinde 1990'lı yıllarda karanlık güçlerin PKK ile işbirliği sonucu yaptığı katliamda katledilen Xatuni Şehidleri şehadetlerinin 30'uncu yıl dönümünde mezarları başında anıldı.

09 Tem 2026 - 22:05 YAYINLANMA

Diyarbakır merkez Kayapınar ilçesine bağlı kırsal Sağkulak Mahallesi'nde 7 Temmuz 1996 tarihinde PKK ile işbirlikçi dönemin FETÖ'cü karakol komutanlarının mahalleye yaptıkları saldırı sonucu Molla Ahmet Kaya, Nevfel Yoldaş ve Nihat Yoldaş şehid edildi.

Xatuni katliamında şehid edilenler için şehadetlerinin yıl dönümünde anma programı düzenlendi.

Şehidlerin kabri başında düzenlenen program okunan Yasin-i Şerif ile başladı. Şehidlerin hayatlarının anlatımıyla devam eden programda günün anlam ve önemine ilişkin İTTİHADUL ULEMA Üyesi Molla Remzi Uçar bir konuşma yaptı.

Yaptığı konuşmada 1990'lı yıllarda İslam düşmanlarının Müslümanlara yaptığı zulümlerden söz eden Uçar, şehadet ve şehadeti arzu etme hususunda asr-ı saadetten örnekler sundu.

"Şehidlerin tarihini yazmak, onların bizlere bıraktığı mirası tekrar yaşamak ve yaşatmaktır"

1990'lı yıllarda İslam düşmanlarının çok zalimane saldırdığını belirten Uçar "Hakikaten düşmanlarımız çok zalimdirler. Her zamanda, her mekânda ellerinden ne geliyorsa onu yapıyorlar. İnsanların mallarına, canlarına ve her şeylerine kast ediyorlar. Düşmanlarımız budur. Düşmanlarımızı bu noktada iyi anlamamız lazım. Onlar bizleri hiçbir zaman sevmeyecekler. Onların eline bir fırsat geçti mi bunu değerlendireceklerdir. Bu açıdan biz Müslümanlar, o zalimlere karşı manevi ve maddi gücümüzü daima hazır etmemiz lazımdır. Her zamanda, her dakikada, her anda gaflete girmeden hazır bir halde olmamız gerekir. Aksi takdirde düşmanımız zalimane bir şekilde bizi yok edecektir." dedi.

Şehidlerden bahseden kitaplarda şehidin doğum ve şehadet tarihlerinin yanı sıra onların hayatlarının anlatıldığına dikkat çeken Uçar, geride kalanlar için en büyük mirasın bedel ödenen davanın olduğuna vurgu yaptı.

Programda anlatılan şehid hayatlarına atıfta bulunan Uçar "Her bir şehidi zikrederken cami ehli olduğundan, Kur’an ehli olduğundan, camiye ve İslam’a olan bağlılığından bahsetti. İşte şehidlerin tarihini yazmak, onların bizlere bıraktığı mirası tekrar yaşamak ve yaşatmaktır. O açıdan şehidlerin tarihi en güzel şekilde yazılacaksa, onların bizlere bıraktığı mirası bizim yaşamamız, bizlere öğrettiği öğretileri devam ettirmemiz, getirdikleri bayrağı yere düşürmememiz, o bayrağı dalgalandırmamızdır." ifadelerini kullandı.

"Bize bırakılan miras kardeşliğimizdir, birliğimizdir, birbirimizi sevmemizdir"

Düşmandan alınabilecek en isabetli intikamın şehidlerin yolunu devam ettirmek olduğunu söyleyen Uçar, şehadetin önemi hakkında şunları söyledi:

"Şehitlik büyük bir makamdır. Öyle büyük bir makamdır ki sahabeler yaşlandıklarında dahi o makamdan vazgeçmemişler, o makamı elde etmek için mücadele vermişlerdir. Bunu sahabenin hayatında çok iyi görmekteyiz. Kendisi şehadet için, Allah yolunda mücadele etmek için binlerce kilometreyi aşmış ve oracıkta Rabbine kavuşmuştur. Onlar hiçbir zaman durmamış, Allah tarafından özürleri olmasına rağmen o özürlere bakmamış; şehadetten, davaları için adım atmaktan ve Allah’ı razı etmekten vazgeçmemişlerdir."

Uçar "Bizler onların gösterdiği yoldan vazgeçmemeli, bu anlayışla büyümeli ve bizlere getirdiği mirası terk etmememiz gerekiyor. Şehidler bizlere birçok miras bırakmıştır. Bu miraslardan bir tanesi de kardeşliğimizdir, birliğimizdir, birbirimizi sevmemizdir. Şehidlerimiz korkmadan, birbirlerini severek adım atarlardı. O açıdan kardeşlerim bizler de birbirimizi sevecek, kardeşleşecek, yan yana gelecek, birbirimizin derdiyle dertleneceğiz. İşte o zaman şehitlerin bizlere bıraktığı mirası devam ettirenlerden oluruz." şeklinde konuştu. (İLKHA)

Kaynak :
İLKHA

YORUMLAR

Maksimum karakter sayısına ulaştınız.

Kalan karakter: