Trafik sadece zamanımızı değil sağlığımızı ve geleceğimizi de çalıyor

Sıfır Atık Vakfı, Emine Erdoğan’ın öncülüğünde yürütülen Sıfır Atık Hareketi kapsamında trafik kaynaklı çevresel, sağlık ve ekonomik risklere dikkat çekerek sürdürülebilir ulaşımın zorunluluk haline geldiğini vurguladı.

05 Şub 2026 - 21:01 YAYINLANMA
Trafik sadece zamanımızı değil sağlığımızı ve geleceğimizi de çalıyor

Hızla büyüyen kentlerde trafik, artık yalnızca bir ulaşım sorunu olmaktan çıkarak çevre, sağlık ve ekonomi üzerinde derin etkiler yaratan çok boyutlu bir krize dönüşüyor.

Sıfır Atık Vakfı tarafından yayımlanan değerlendirmede, yaşanan sorunlara vurgu yapıldı. 

Raporda ayrıca ekonomik risklere dikkat çekerek sürdürülebilir ulaşım çağrısı yapıldı. 

TRAFİK SAĞLIĞIMIZI VE GELECEĞİMİZİ ÇALIYOR

Hızla büyüyen şehirlerde trafik, yalnızca günlük yaşamı zorlaştıran bir ulaşım sorunu olmanın ötesinde; iklim krizi, hava kirliliği, halk sağlığı ve ekonomik sürdürülebilirlik üzerinde derin etkiler yaratan çok boyutlu bir çevre meselesi olarak öne çıkıyor.

İstanbul ve Ankara başta olmak üzere büyükşehirlerde giderek artan trafik yoğunluğu, fosil yakıt tüketimini yükselterek karbon salımını artırıyor ve kentlerin çevresel yükünü her geçen gün daha da ağırlaştırıyor.

Sıfır Atık Vakfı, trafiğin çevresel etkilerinin azaltılmasını; Sıfır Atık Hareketi Kurucusu ve Sıfır Atık Vakfı Onursal Başkanı Emine Erdoğan Hanımefendi’nin öncülüğünde küresel ölçekte güç kazanan Sıfır Atık Hareketi’nin temel hedefleri arasında yer alan kaynak verimliliği, iklim dostu yaşam ve sürdürülebilir şehirler vizyonunun ayrılmaz bir parçası olarak değerlendiriyor.

TRAFİK KAYNAKLI KARBON SALIMI, İKLİM KRİZİNİ DERİNLEŞTİRİYOR

Kent içi ulaşımda motorlu taşıtların yoğunluğu, karbondioksit (CO₂) başta olmak üzere sera gazı salımlarının önemli bir bölümünü oluşturuyor.

Özellikle dur-kalk trafiğinin hâkim olduğu şehir merkezlerinde araçların yakıt tüketimi artarken, kilometre başına düşen emisyon miktarı da ciddi biçimde yükseliyor.

Bilimsel çalışmalar, akıcı trafik koşullarına kıyasla yoğun trafik ortamlarında karbon salımının belirgin biçimde arttığını ortaya koyuyor.

Yapılan hesaplamalara göre ortalama bir binek araç yaklaşık 1,5 kilometrede 400 gram CO₂ emisyonu yayıyor.

TÜİK VERİLERİ İLE ORTAYA KOYULDU

Bu durum, ulaşım sektörünü iklim değişikliğiyle mücadelede dönüşümün kaçınılmaz olduğu alanlardan biri haline getiriyor.

TÜİK’in yayımladığı “Sera Gazı Emisyon İstatistikleri, 1990–2023” verilerine göre, ulaştırma sektörünün toplam sera gazı emisyonları içindeki payı; enerji ve yakıt yanması başlıkları altında 97 milyon 351 bin ton ile ikinci sırada yer aldı.

Taşımacılık türlerine göre sera gazı emisyonları içinde kara yolu taşımacılığının payı ise yüzde 95 seviyelerine ulaşıyor.

ARAÇ SAYISI VE YAKIT TÜRLERİ DİKKAT ÇEKİYOR

TÜİK’in “Taşıt-Kilometre İstatistikleri, 2024” verileri, trafiğe kayıtlı araç sayısının bir önceki yıla göre yüzde 9,3; taşıt-kilometre miktarının ise yüzde 10 arttığını ortaya koydu.

Toplam taşıt-kilometrenin yüzde 39,4’ü dizel, yüzde 28,5’i LPG, yüzde 27,9’u benzinli araçlardan oluşurken; hibrit araçların payı yüzde 3,1, elektrikli araçların payı ise yalnızca yüzde 1 seviyesinde kaldı.

İSTANBUL: TRAFİKTE KAYBOLAN SAATLER, ARTAN EMİSYONLAR

Türkiye’nin en yoğun nüfusuna sahip kenti olan İstanbul’da trafik, günlük yaşamın en belirgin çevresel sorunlarından biri olarak öne çıkıyor.

Günün büyük bölümünde ana arterlerde yaşanan yoğunluk, milyonlarca aracın uzun süre trafikte kalmasına neden oluyor.

TÜİK’in “Motorlu Kara Taşıtları, Aralık 2025” verilerine göre İstanbul’da 6 milyon 246 bin 12 motorlu araç bulunuyor.

Bu araçların 4 milyon 59 bin 586’sını otomobiller oluşturuyor.

TÜRKİYE'DEKİ ARAÇLARIN BÜYÜK ÇOĞUNLUĞU İSTANBUL'DA

İstanbul’daki araç sayısı, Türkiye genelindeki toplam araçların yüzde 18,6’sına karşılık geliyor.

ABD merkezli veri ve yazılım şirketi INRIX’in yayımladığı 2025 raporuna göre İstanbul’da bir sürücü, yıl boyunca ortalama 118 saatini trafikte geçiriyor.

İstanbul, bu verilerle dünyada trafiğin en yoğun olduğu şehir olarak kayıtlara geçti.

Uzayan ulaşım süreleri, artan yakıt tüketimi ve yükselen emisyonlar; kentin hava kirliliği yükünü de artırıyor.

ANKARA: ARTAN ARAÇ SAHİPLİĞİ, BÜYÜYEN ÇEVRESEL BASKI

Başkent Ankara’da da bireysel araç kullanımındaki artış, trafik yoğunluğunu kalıcı hale getiriyor. Özellikle sabah ve akşam saatlerinde ana ulaşım akslarında yaşanan sıkışıklık, ulaşım sürelerini uzatırken karbon salımını artırıyor.

Ankara’da toplam 3 milyon 13 bin 521 kayıtlı motorlu kara taşıtı bulunurken, bunların 2 milyon 168 bin 210’unu otomobiller oluşturuyor.

Ankara’daki araç sayısı, Türkiye genelinin yaklaşık yüzde 9’una karşılık geliyor.

Toplu taşıma dışındaki ulaşım tercihlerinin yaygınlığı, kentin çevresel maliyetini daha görünür hale getiriyor.

HAVA KİRLİLİĞİ, SAĞLIK VE YAŞAM KALİTESİ ÜZERİNDEKİ ETKİLER

Trafik kaynaklı emisyonlar yalnızca çevreyi değil, insan sağlığını da doğrudan tehdit ediyor. Yoğun trafik bölgelerinde artan hava kirliliği; solunum yolu hastalıkları, kalp-damar rahatsızlıkları ve çocuklarda gelişimsel risklerle ilişkilendiriliyor.

Tipik bir binek aracın yıllık yaklaşık 4,6 metrik ton CO₂ salımı yaptığı hesaplanırken; trafikte geçirilen uzun sürelerin yol açtığı stres, hareketsizlik ve gürültü kirliliği de kent yaşamının kalitesini düşüren temel unsurlar arasında yer alıyor.

TRAFİĞİN EKONOMİYE GÖRÜNMEYEN FATURASI

Trafik sıkışıklığı, zaman kaybı üzerinden ciddi bir ekonomik maliyet yaratıyor. İş gücü verimliliğinin azalması, yakıt tüketiminin artması ve lojistik süreçlerin yavaşlaması; şehir ekonomileri üzerinde doğrudan baskı oluşturuyor.

Yapılan değerlendirmelere göre yalnızca İstanbul’da trafik sıkışıklığının yıllık ekonomik maliyetinin 6 milyar doları aştığı belirtiliyor.

SIFIR ATIK VAKFI İLE TRAP ARASINDA İŞ BİRLİĞİ PROTOKOLÜ

Sıfır Atık Vakfı, ulaşım kaynaklı çevresel sorunlara çözüm üretmek amacıyla bilimsel ve uygulamaya dönük iş birliklerini hayata geçirmeyi sürdürüyor.

Bu kapsamda, Trafikte Ortak Akıl Projeleri Derneği (TRAP) ile Sıfır Atık Vakfı arasında bir iş birliği protokolü imzalandı.

Sıfır Atık Vakfı, sürdürülebilir ulaşım alanındaki çalışmalarını kalıcı ve kurumsal bir yapıya kavuşturmak amacıyla Sıfır Atık Enstitüsü bünyesinde "Sürdürülebilir Ulaşım Ofisi" kuruyor.

TRAFİK, GELECEĞİN İKLİM VE YAŞAM KALİTESİNİ BELİRLİYOR

İstanbul ve Ankara örnekleri, trafiğin çevresel, sağlık ve ekonomik etkilerinin artık ertelenemez bir sürdürülebilirlik meselesi olduğunu açıkça ortaya koyuyor.

Sıfır Atık Vakfı, Emine Erdoğan’ın öncülüğünde güçlenen sıfır atık vizyonu doğrultusunda sürdürülebilir ulaşım çözümlerinin yaygınlaştırılmasının stratejik bir zorunluluk olduğuna dikkat çekiyor.

Kaynak :
Haber Merkezi

YORUMLAR

Maksimum karakter sayısına ulaştınız.

Kalan karakter: