Siyonist-ABD'den 99 yıl için 1 dolarlık Kudüs işgali!
İşgalci siyonistler, işgal altındaki Kudüs'te büyükelçiliğini inşa etmek için Amerika'ya 99 yıllığına 1 dolar karşılığında Filistin'den gasp ettikleri toprakları verdi.
işgal rejimi ile ABD arasında imzalanan anlaşmaya göre siyonistler, ABD'ye işgal altındaki Kudüs'te Filistinlilere ait bir araziyi bir dolara verdi. Bu arazi, ABD büyükelçiliğinin şehirdeki daimi merkezinin kurulması için kullanılacak.
Toprak gaspı kapsamında işgal rejimi "dışişleri bakanı" Gideon Sa'ar ve ABD'nin Siyonist rejim büyükelçisi Mike Huckabee, işgal altındaki Kudüs'te kalıcı ABD büyükelçilik kompleksi inşaatı için arazi tahsisine ilişkin bir anlaşma imzaladı.
İşgal rejimi, bu adımın ABD Başkanı Donald Trump'ın 2017'de Kudüs'ü işgalci rejimin sözde "başkenti" olarak tanıma ve büyükelçiliği oraya taşıma kararının bir devamı niteliğinde olduğunu değerlendirdi.
Huckabee, toprak gaspının 99 yıl için bir dolar olduğunu belirterek, yeni binanın Kudüs'teki Amerikan varlığını güçlendirdiğini savundu.
İşgal rejim , 1967 savaşında Doğu Kudüs'ü işgal ettikten sonra şehri birleşik "başkenti" ilan etti; ancak bu ilan uluslararası alanda tanınmadı.
Aralık 2017'de Başkan Trump, Kudüs'ü işgalci rejimin sözde "başkenti" olarak tanıdığını açıkladı ve ABD büyükelçiliğini Tel Aviv'den Kudüs'e taşıma kararı aldı. Mayıs 2018'de ise geçici büyükelçilik merkezini açtı. Bu karar, Kudüs şehrinin statüsüne ilişkin uluslararası uzlaşmaya aykırı olduğu için o dönemde uluslararası alanda geniş çaplı tepkilere yol açmıştı.
İşgal altındaki topraklarda bulunan Adalah Hukuk Merkezi 2022'de, büyükelçilik kompleksi inşaatı için ayrılan arazinin 1950 tarihli Mülkiyetin Filistinlilere El Konulması Kanunu kullanılarak Filistinlilerden gasp edildiğini, arşiv belgelerinin 1948 öncesinde Filistinli ailelere ait olduğunu ve İngiliz Mandası yetkililerine kiralandığını kanıtladığını belirtti.
Birleşmiş Milletler, Doğu Kudüs'ü 1967'de işgal edilen Filistin topraklarının bir parçası olarak kabul etmekte ve şehrin niteliğini veya yasal statüsünü değiştirmeyi amaçlayan her türlü önlemin uluslararası hukuk kapsamında hiçbir yasal etkisi olmadığını teyit etmektedir.