Şanlıurfa Eğitim-Bir-Sen 1 Nolu Şube Başkan adayı Yavuz: Eğitim camiasının sorunları çözülmeli

Şanlıurfa Eğitim-Bir-Sen 1 Nolu Şube Başkan adayı Osman Yavuz, “Değişim Hareketi” adına düzenlenen basın buluşmasında eğitim gündeminden sendikal seçim sürecine, derslik ve öğretmen ihtiyacından kamu görevlilerinin tarafsızlığına kadar birçok başlıkta önemli değerlendirmelerde bulundu.

19 Eyl 2026 - 16:40 YAYINLANMA

Şanlıurfa’da Eğitim-Bir-Sen 1 Nolu Şube Başkanlığı seçimleri öncesinde çalışmalarını sürdüren Değişim Hareketi, basın mensuplarıyla bir araya geldi.

Şube Başkan Adayı Osman Yavuz, düzenlenen basın buluşmasında Şanlıurfa’nın eğitim sorunlarına ve yaklaşan sendikal seçim sürecine ilişkin kapsamlı açıklamalarda bulundu.

Yavuz, açıklamasının başında 2026-2027 eğitim-öğretim yılının Şanlıurfa’daki eğitim camiası, öğretmenler, öğrenciler ve veliler açısından hayırlı olmasını diledi.

Şanlıurfa’nın genç nüfusu ve yaklaşık 750 bin öğrencisiyle Türkiye’nin en büyük eğitim merkezlerinden biri olduğunu belirten Yavuz, böylesine büyük ve dinamik bir eğitim yapısında derslik ihtiyacı ve öğretmen açığı gibi sorunların çözümü için bütün paydaşların ortak akıl ve iş birliği içerisinde hareket etmesi gerektiğini ifade etti.

"Şanlıurfa, ülkemizin en büyük eğitim merkezlerinden biridir"

Şanlıurfa'nın yaklaşık 750 bin öğrencisiyle Türkiye'nin en büyük eğitim merkezlerinden biri olduğunu belirten Yavuz, “Sayın Basın Mensupları, Değerli Eğitim Çalışanları ve Kıymetli Şanlıurfa Kamuoyu; 2026-2027 eğitim-öğretim yılının ilimize, güzide eğitim camiamıza, kıymetli öğretmenlerimize, sevgili öğrencilerimize ve tüm velilerimize hayırlı olmasını; başarı, huzur ve esenlik getirmesini temenni ediyorum. Gelişen genç nüfusu, yüksek doğurganlık oranı ve yaklaşık 750 bin öğrencisiyle Şanlıurfa, ülkemizin en büyük eğitim merkezlerinden biridir. Böylesine dinamik ve büyük bir eğitim yapısında derslik ihtiyacı ve öğretmen açığı gibi kronikleşen sorunların yaşanması, maalesef hepimizin karşı karşıya olduğu bir gerçektir.

Bu tabloyu iyileştirmek, eğitimin bütün paydaşlarının ortak akıl, iş birliği ve dayanışma anlayışıyla sorumluluk almasını zorunlu kılmaktadır. Nitekim İl Millî Eğitim Müdürümüz Sayın Hasan Kökrek'in göreve başladığı günden bu yana ortaya koyduğu çalışma temposunu ve gayretini yakından takip ediyoruz. Öğrencilerimizin kalabalık sınıflarda eğitim almak zorunda kaldığı, öğretmen ihtiyacının sahada ciddi şekilde hissedildiği ilimizde, Sayın Müdürümüzün ve sorumluluk üstlenen yöneticilerimizin gayretleriyle kronikleşen eğitim sorunlarının çözümü konusunda önemli adımlar atılacağına inanıyoruz. Bu vesileyle Sayın Müdürümüzü ve eğitim camiamızın yükünü omuzlayan tüm samimi yöneticilerimizi çalışmalarından dolayı tebrik ediyoruz.” ifadelerini kullandı

"Üyelerimizin sesi olmak amacıyla bu yola çıktık"

Eğitim-Bir-Sen Şanlıurfa 1 No'lu Şube Başkanlığına aday olduklarını belirterek, üyelerin haklarını daha güçlü savunmak ve sendikacılığı yeniden sahaya taşımak amacıyla yola çıktıklarını söyleyen Yavuz, “Ancak eğitimin asli meselelerinin yanı sıra önümüzde, eğitim çalışanlarımızın kurumsal geleceğini yakından ilgilendiren önemli bir sendikal seçim süreci bulunmaktadır. Ben ve arkadaşlarım, sahadan yükselen talepleri, beklentileri ve değişim çağrılarını dikkate alarak Eğitim-Bir-Sen Şanlıurfa 1 No'lu Şube Başkanlığına adaylığımızı açıkladık. Bu adaylık kararımızın temelinde; üyelerimizin hak

ve beklentilerinin daha güçlü şekilde savunulması, ihtiyaç duydukları hukuki ve sendikal desteğe daha hızlı ulaşabilmeleri, sendikacılığın yeniden sahaya ve üyeye dönmesi ve her bir üyemizin kendisini değerli hissettiği bir teşkilat anlayışının hâkim kılınması hedefi bulunmaktadır. Biz, eğitim çalışanlarımızın çağrısına kayıtsız kalmadık. Üyelerimizin sesi olmak, sahaya odaklanmak ve eğitim neferlerimizin hak ettiği sendikal temsili güçlendirmek amacıyla bu yola çıktık. Gelinen süreçte ne yazık ki üzülerek şahit oluyoruz ki Urfa'mızın dağ gibi biriken eğitim sorunlarına odaklanması gereken bazı bürokrat ve yöneticiler, oturdukları makamların ve mevcut sendika yönetiminin gücünü arkalarına alarak kamu imkânlarını kişisel ikbal aracı hâline getirmiştir. Kamu gücü, sadece ve sadece milletin, devletin ve eğitimin büyük menfaatleri doğrultusunda kullanılmalıdır. Çözüm makamında oturanların asli görevlerini bir kenara bırakıp seçim sahasına inerek üyelerimizin değişim iradesini baskı, manipülasyon ve yönlendirmelerle sindirmeye çalışması ne devlet adabı ile ne ahlakla ne adaletle ne de hukukla bağdaşır!” şeklinde konuştu.

"Kamu görevinin sendikal rekabetin bir parçası hâline getirilmesine itiraz ediyoruz"

Bazı yönetici ve bürokratların sendikal seçim sürecine müdahil olduklarına yönelik kendilerine iddialar ulaştığını belirten Yavuz, “Sahadan tarafımıza ulaşan iddialar arasında, bazı sendika yöneticilerinin çeşitli kamu kurumlarında görev yapan yöneticiler aracılığı ile sendikal seçim sürecine müdahale ettikleri söylenmektedir. İl ve İlçe Millî Eğitim Müdürlüklerinde şube müdürü olarak görevlendirilen sendika ilçe yöneticileri hangi adalete, hangi mevzuata göre bu makamları sendika seçimleri için baskı aracı olarak kullanmaktadır? Hiçbir kamu görevlisinin sendikal tercihi nedeniyle avantaj veya dezavantaj yaşamasını doğru bulmuyoruz. Aynı kamu görevi içerisinde herkes için eşit, şeffaf, objektif ve mevzuata uygun bir uygulama olmalıdır. İl Millî Eğitim Müdürlüğü ile Haliliye, Karaköprü, Eyyübiye, Viranşehir ve Ceylanpınar İlçe Millî Eğitim Müdürlüklerinde görev yapan bazı yönetici ve bürokratların sendikal seçim sürecine müdahil olduklarına ilişkin sahadan tarafımıza çeşitli iddialar ulaşmaktadır.

Bu iddiaların doğru olup olmadığının ilgili makamlarca objektif şekilde değerlendirilmesi gerektiğini düşünüyoruz. Bizim itirazımız herhangi bir kamu görevlisinin şahsına değildir. İtirazımız, kamu görevinin sendikal rekabetin bir parçası hâline getirilmesi ihtimalinedir. Kamu görevlileri asli görevlerini yerine getirirken sendikal tercihler konusunda tarafsız kalabilmeli; eğitim çalışanları da herhangi bir baskı veya yönlendirme hissetmeden özgür iradeleriyle karar verebilmelidir.” ifadelerine yer verdi.

"Eğitim yöneticileri eğitimle, sendikacılar sendikacılıkla ilgilenmelidir"

Eğitim yöneticilerinin kentin eğitim sorunlarına, sendikacıların ise sendikal çalışmalara odaklanması gerektiğini belirten Yavuz, “Sayın Valimiz, devlet adamı ciddiyeti ve sorumluluk bilinciyle gecesini gündüzüne katarak şehrimizin geleceği için yoğun bir gayret ortaya koyarken; henüz görevine yeni başlayan İl Millî Eğitim Müdürümüzün de vakit kaybetmeden sahaya inerek eğitim camiamızın ihtiyaçlarını yerinde tespit etmesi, sorunlara hızlı ve çözüm odaklı yaklaşması ve eğitimde güçlü bir çalışma temposu ortaya koyarken, Şanlıurfa'nın eğitim sorunlarının çözümüne odaklanılması gereken bir dönemde sendikal seçim tartışmalarının kamu yönetiminin önüne geçmemesi gerektiğini düşünüyoruz. Bizim beklentimiz açıktır: Eğitim yöneticileri eğitimle, sendikacılar sendikacılıkla ilgilenmelidir. Şanlıurfa'nın yüz binlerce öğrencisinin derslik, öğretmen, okul güvenliği, fiziki altyapı ve eğitim kalitesi gibi çözüm bekleyen önemli sorunları bulunmaktadır. Kamu yöneticilerimizin enerjisinin bu sorunların çözümüne harcanması gerektiğine inanıyoruz. Buradan bütün kamu görevlilerine çağrımızdır: Temsil ettiğiniz makamların sorumluluğunu yerine getirin. Şanlıurfa'nın eğitim sorunlarına odaklanın. Sendikal seçimlerde üyelerimizin özgür iradesine saygı gösterin. Eğer sendikal bir mücadele yürütmek istiyorsanız bunun yolu kamu makamlarının imkânlarından değil, demokratik teşkilat zemini içerisinde, üyelerin karşısına çıkarak ve onların özgür iradesine başvurmaktan geçmektedir.

Eğitim-Bir-Sen, birkaç yöneticinin, bürokratın veya herhangi bir makam sahibinin yönlendireceği bir teşkilat değildir. Eğitim-Bir-Sen, üyelerinin ortak iradesiyle var olan büyük bir emek ve dayanışma teşkilatıdır. Bu seçim, teşkilatımızın kendi içerisindeki demokratik bir istişare ve tazelenme sürecidir. Aylardır yüzlerce arkadaşımız sahada alın teri dökmekte, üyelerimizi ziyaret etmekte, onların sorunlarını dinlemekte ve değişim talebini anlatmaktadır. Biz, aylardır verilen bu emeğin masa başında alınacak kararlarla veya kapalı kapılar ardındaki birtakım girişimlerle gölgelenmesine izin vermeyeceğiz. Aday olmaya cesaret edemeden kamu makamlarının veya makamların sağladığı etkinin gölgesinde sendikal süreç üzerinde etkili olmaya çalışanlara da çağrımız nettir: İşgal ettiğiniz makamların kamu gücünü, tarafsızlığınıza gölge düşürecek şekilde kullanmayın. Kamu gücü, hiç kimsenin şahsi mülkü veya sendikal seçim malzemesi değildir.” diye konuştu.

"Biz gücümüzü 12 bin üyemizin iradesinden alıyoruz"

Güçlerini makam ve bürokratik ilişkilerden değil, 12 bin üyenin iradesinden aldıklarını belirten Yavuz, “Biz gücümüzü makam koltuklarından, bürokratik ilişkilerden veya herhangi bir kamu görevlisinin desteğinden almıyoruz. Biz gücümüzü 12 bin üyemizin iradesinden alıyoruz. Şanlıurfa Eğitim-Bir-Sen tabanı kararlıdır. Değişim Hareketi'nin sahada ortaya koyduğu emek, yüzlerce arkadaşımızın alın teri ve üyelerimizin ortaya koyduğu demokratik irade, herhangi bir kişinin kişisel hesabına, makamına veya gücüne teslim edilecek bir değer değildir. Bizim mücadelemiz kişilerle değil, anlayışladır. Bizim hedefimiz makam paylaşımı değil; adalet, liyakat, ehliyet, şeffaflık, güçlü temsil ve sahada sendikacılıktır. Buradan bütün eğitim çalışanlarına sesleniyoruz: Sendikanızın geleceğine kendiniz karar verin. Hiçbir baskıya, yönlendirmeye veya makam etkisine boyun eğmeden; vicdanınızla, özgür iradenizle ve teşkilatımızın geleceğini düşünerek karar verin.

Biz, üyelerimizin özgür iradesine güveniyoruz. Sandığa güveniyoruz. Demokratik iradeye güveniyoruz. Ve inanıyoruz ki Eğitim-Bir-Sen'in geleceğine karar verecek olanlar, herhangi bir makam sahibi değil; bizzat Eğitim-Bir-Sen üyeleridir. Değişim Hareketi olarak seçim sürecinin hukuk, demokrasi, karşılıklı saygı ve teşkilatımızın köklü değerleri içerisinde yürütülmesini istiyoruz. Hiç kimsenin kamu gücünü sendikal rekabetin aracı hâline getirmemesi gerektiğini bir kez daha ifade ediyoruz. Sendikal iradeye müdahaleye geçit yok! Kamu gücüyle sendikacılık yapılmaz! Gücümüzü makamlardan değil, 12 bin üyemizin iradesinden alıyoruz! Değişim Hareketi sahada, üyelerimizle birlikte! Buyurun, hodri meydan! Kamuoyuna saygıyla duyurulur.” dedi.

Kaynak :
İLKHA

YORUMLAR

Maksimum karakter sayısına ulaştınız.

Kalan karakter: