İşgal basınında İran anlaşması depremi: "Utanç verici teslimiyet"

ABD ile İran arasında varılan çerçeve anlaşma, işgal basınında sert tartışmaları beraberinde getirdi. Gazete ve televizyonlar, Tel Aviv'in süreç dışında bırakıldığını savunurken, bazı yorumcular anlaşmayı "stratejik şok", "utanç verici teslimiyet" ve "tam zafer söyleminin çöküşü" olarak nitelendirdi.

15 Haz 2026 - 08:30 YAYINLANMA
İşgal basınında İran anlaşması depremi: "Utanç verici teslimiyet"

ABD ile İran arasında varılan çerçeve anlaşma ve mutabakat zaptının ardından işgal basınında peş peşe dikkat çekici değerlendirmeler yayımlandı. Siyasi ve güvenlik çevrelerinde anlaşmanın Tel Aviv'in beklentilerinin aksine şekillendiği yönünde yorumlar yapılırken, birçok köşe yazarı ve analist gelişmeyi Netanyahu hükümeti açısından ciddi bir diplomatik başarısızlık olarak değerlendirdi.

İşgal basınında yer alan yorumlarda, ABD Başkanı Donald Trump'ın anlaşma sürecinde Tel Aviv'in itirazlarını dikkate almadığı ve anlaşmanın kabul edilmesi yönünde Netanyahu üzerinde baskı kurduğu öne sürüldü. Bazı yorumcular, Tel Aviv'in bölgesel denklemde etkisinin azaldığını ve süreçte belirleyici rol oynayamadığını savundu.

İşgal televizyonlarında konuşan siyasi yorumcular ve eski yetkililer, anlaşmanın İran'a önemli diplomatik kazanımlar sağladığını ileri sürerken, Washington'un Tahran'ın bazı temel taleplerini kabul ettiğini iddia etti. Bu durumun, siyonist rejimin uzun süredir sürdürdüğü baskı politikasını zora sokabileceği değerlendirmesi yapıldı.

İşgal basınının önde gelen gazetelerinde yayımlanan analizlerde ise İran'ın yürüttüğü diplomatik sürecin sonuç verdiği belirtilerek, özellikle bölgesel ateşkes ve güvenlik düzenlemelerine ilişkin maddelerin Tel Aviv'in hareket alanını daraltabileceği ifade edildi.

Bazı köşe yazarları anlaşmayı "utanç verici bir teslimiyet" olarak nitelendirirken, Netanyahu hükümetini iç siyasi hesapları ulusal güvenlik kaygılarının önüne koymakla suçladı. Eski güvenlik yetkilileri de anlaşmanın İran'ın nükleer programını durdurmak yerine zaman kazandırabileceğini öne sürdü.

Öte yandan bazı askeri analistler, yaklaşık iki yıldır farklı cephelerde sürdürülen askeri saldırıların ardından ortaya çıkan tablonun, siyonist rejimin beklediği sonuçları vermediğini savundu. Yorumlarda HAMAS'ın tamamen tasfiye edilemediği, İran'ın da baskılara rağmen ayakta kaldığı belirtilerek, "tam zafer" söyleminin sorgulanmaya başlandığı ifade edildi.

Eski Başbakan Ehud Barak da yaptığı açıklamalarda Netanyahu'yu sert sözlerle eleştirerek, İran'ın saldırılara rağmen bölgesel ve uluslararası konumunu koruduğunu, buna karşılık siyonist rejimin diplomatik açıdan daha yalnız bir tabloyla karşı karşıya kaldığını savundu.

İşgal basınında yayımlanan çok sayıda değerlendirmede, ABD-İran mutabakatının yalnızca iki ülke arasındaki ilişkileri değil, Orta Doğu'daki güç dengelerini de etkileyebilecek yeni bir dönemin habercisi olduğu görüşü öne çıktı. Bazı yorumcular, anlaşmanın Tel Aviv'in yıllardır savunduğu güvenlik stratejilerinin yeniden tartışılmasına yol açabileceğini belirtti. (İLKHA)

Kaynak :
İLKHA

YORUMLAR

Maksimum karakter sayısına ulaştınız.

Kalan karakter: