Ankara'da Arı Sağlığı Çalıştayı düzenlendi
Ankara’da düzenlenen "Arı Sağlığı Çalıştayı"nda arıcılık sektörünün sürdürülebilirliği, arı sağlığını tehdit eden unsurlar ve çözüm önerileri ele alındı. Uzmanlar, sağlıklı arı kolonilerinin hem gıda güvenliği hem de ekosistemin korunması açısından hayati öneme sahip olduğuna dikkat çekti.
Türkiye arıcılık sektörünün sürdürülebilirliği, arı sağlığının korunması ve üretimde kalite ile verimliliğin artırılması amacıyla Ankara'da "Arı Sağlığı Çalıştayı" gerçekleştirildi. Türkiye Milli Botanik Bahçesi Konferans Salonu’nda düzenlenen çalıştay; Türkiye Arı Yetiştiricileri Merkez Birliği (TAB) koordinasyonunda, Tarım ve Orman Bakanlığı Tarımsal Araştırmalar ve Politikalar Genel Müdürlüğü (TAGEM), Hayvancılık Genel Müdürlüğü (HAYGEM) ve Gıda ve Kontrol Genel Müdürlüğü iş birliğinde, TAB Arı Sağlığı Komisyonu katkılarıyla yapıldı.
Çalıştayda akademisyenler, kamu kurum temsilcileri, uzman veteriner hekimler ve sektör paydaşları bir araya gelerek arı sağlığı alanındaki güncel gelişmeleri değerlendirdi. Program kapsamında arı hastalıkları, iklim değişikliğinin etkileri, pestisit kaynaklı riskler, biyogüvenlik uygulamaları, sürdürülebilir arıcılık politikaları ile arı ürünlerinde kalite ve güvenilirlik konularında teknik sunumlar gerçekleştirildi.
Arı Sağlığı Çalıştayı Genel Koordinatörü Ankara Üniversitesi Veteriner Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ender Yarsan, arıların biyolojik çeşitliliğin korunması ve tarımsal üretimin devamlılığı açısından kritik öneme sahip olduğunu belirterek, Türkiye’nin bal üretiminde dünyada ikinci sırada bulunduğunu söyledi.
TAB Başkanı Ali Demir ise çalıştayın, arıcılık sektörünün geleceğini tehdit eden risklerin belirlenmesi ve ortak mücadele yöntemlerinin geliştirilmesi amacıyla düzenlendiğini söyledi.
"Arıcılık hepimizin bildiği gibi son derece önemli tarımsal bir faaliyet"
İlke Haber Ajansı (İLKHA) muhabirine konuşan Ankara Üniversitesi Veteriner Fakültesi Öğretim Üyesi ve Arı Sağlığı Çalıştay Genel Koordinatörü Prof. Dr. Ender Yarsan "Tabii burada gerçekleştireceğimiz etkinlik son derece önemli. Arı sağlığıyla ilgili genel değerlendirmeler yapacağız. Arıcılık hepimizin bildiği gibi son derece önemli tarımsal bir faaliyet. Tabii bu faaliyeti genel hatlarıyla düşündüğümüz zaman arılar son derece önemli. Çünkü tarımsal üretimin sürdürülmesi noktasında, biyolojik çeşitliliğin sürdürülmesi noktasında ve ekosistemin sağlıklı bir şekilde sürdürülmesi noktasında arılar son derece önemli canlılar." dedi.
"Bal üretimi noktasında uluslararası ölçekte dünyada Çin'den sonra ikinci sıradayız"
Yarsan "Ülkesel ölçekte baktığımız zaman da bizim özellikle 12 bin kadar bitki florasına sahip olduğumuz düşünüldüğünde ki bunların 3 bin 500 tanesi endemiktir yani doğrudan Türkiye'ye özgü bitkilerdir, Türkiye'nin florası aynı şekilde yetiştiricilerin, arı üreticilerinin bilgi düzeyleri ve yetkinlikleri değerlendirildiği zaman son derece uygun bir vasat oluşturur ve dolayısıyla ülkemiz uluslararası ölçekte de son derece iyi bir yerde. Böyle baktığımız zaman bal üretimi noktasında uluslararası ölçekte dünyada Çin'den sonra ikinci sıradayız. Yaklaşık 100 bin tona yakın bir bal üretimimiz söz konusu 2025'in verileriyle. Ve aynı şekilde kovan, koloni varlığı yönüyle düşündüğümüz zaman da yine 2025'in verileriyle 8 milyon 800 bin kadardır ve bu şekliyle de Hindistan ve Çin'den sonra yine üçüncü sıradayız. Gerçekten ikinci ve üçüncü sıra, lider ülkeler konumundayız. Ve aynı şekilde özellikle çam balı noktasında düşündüğümüz zaman da yüzde 90-92'sini karşılarız tüm dünyanın ve o noktada da son derece önemli bir yerdeyiz. Yaklaşık 2025'in verileriyle 96 bin kadar da işletmemiz var arıcılıkla doğrudan iştigal eden. Dolayısıyla böyle bir potansiyele sahibiz." ifadelerine yer verdi.
"Arı sağlığını biyolojik ve çevresel tehditler etkiliyor"
Konuşmasının devamında Yarsan, şunları aktardı:
"İşte bu aralar ve arıcılık noktasında da acaba sağlığı etkileyen faktörler var mı? Bu çalıştay kapsamında onları değerlendiririz. Ve öyle baktığımız zaman özellikle biz bunları üç başlıkta toplarız. Biyolojik etkenler arı sağlığını etkiler. Bunlar içerisinde bakteriyel, viral hastalıklar, mantardan kaynaklanan hastalıklar, paraziter hastalıklar ön sırada gelir. Bunlarla mücadele çalıştayın konusunu niteliğindedir. Aynı şekilde çevresel faktörler vardır. Çevresel faktörler içerisinde baktığımız zaman da özellikle iklim değişikliği gibi, kuraklık gibi, sel ve deprem ya da afetlerle ilgili yaklaşımlar ya da bir habitat kaybı ile ilgili durum bu da çevresel faktörlerdir. İnsan kaynaklı olabilir. Özellikle yanlış ilaç kullanımından kaynaklanan problemler ve onun ötesinde yine zirai mücadele ilaçları, pestisitlerden kaynaklanacak problemler de insan kaynaklıdır. Dolayısıyla bunların hepsini birleştirdiğimiz zaman bunlar arı sağlığını etkileyen faktörlerdir. İşte bunlar çalıştay kapsamında çok yönlü olarak değerlendirilecek ve bir sonuç raporu haline getirilerek de kamuyla paylaşılacak. Ve bu rapor haline getirilmesi ve toplumla paylaşılması ve özellikle ilgililerle paylaşılması Merkez Arıcılar Birliği'nin bir faaliyeti noktasında ve aynı şekilde Tarım Bakanlığı'nın da ilgili birimleri bu çalıştaya destek olacak niteliktedir. Akademisyenlerimizin katkıları ya da bu sektörde çalışan paydaşların katılımı bu noktada son derece önemli."
"Sağlıklı bir ürünün elde edilmesi noktasında arının sağlığı son derece önemli"
Son olarak Yarsan "Tabii sağlıklı arının olması önemli. Çünkü sağlıklı arı, sağlıklı koloniler olduğu zaman da sonuçta elde edilen ürün de son derece sağlıklı olacak. Böyle baktığımız zaman o zaman doğru bir bal elde edeceğiz, sağlıklı bir bal elde edeceğiz ya da arı ürünü elde edeceğiz. Bunlar toplum sağlığı, halk sağlığı noktasında önemli. Ama bir de arıdan elde edilen ürünler var bal haricinde. Örneğin propolis, polen gibi, arı ekmeği gibi ya da arı sütü gibi ürünler, bunlar da tedavisel değeri olan ürünler. Dolayısıyla apiterapi diye ifade ederiz biz bunu. İşte tedavide de sağlıklı ürünlerin kullanılması söz konusu olacak. O anlamda son derece önem verdiğimiz, önemli gördüğümüz bir çalıştay. Doğal bir bal, doğal bir ürün, sağlıklı bir ürünün elde edilmesi noktasında arının sağlığı son derece önemli." diye konuştu.
Türkiye Arı Yetiştiricileri Merkez Birliği Başkanı (TAB) Ali Demir
"Hem doğal bal için sağlıklı arı hem de gıda güvenliği için polinasyon diyoruz"
Türkiye Arı Yetiştiricileri Merkez Birliği Başkanı (TAB) Ali Demir, ise şunları aktardı:
"Arı sağlığı çalıştayımız, ülkedeki arıcılığın sürdürülebilirliği açısından arı sağlığı, ülke arıcılığımızı bekleyen tehlikeler, yine bilim dünyasının ve bakanlığımızın önerileri ve toplu bir şekilde mücadelenin ortaklaşa karar alınması için gerçekleştirdiğimiz bir çalışma. Burada 9 tane profesör hocamız, yine Arıcılık Araştırma Enstitümüz, Gıda Kontrol Genel Müdürlüğümüz, Hayvancılık Genel Müdürlüğümüz, Tarımsal Araştırmalar Genel Müdürlüğümüz ve il başkanlarımızla ortaklaşa yaptığımız bir çalışma."
Demir "Buradan arıcılarımızın sorunlarını görüşüp; güncel sorunlar, işte geleceğe dair sorunlar ve çözüm önerileri görüşülerek sonuca bağlanacak ve bakanlığımız bünyesinde çözümler üretilecek. Bu yüzden bir aradayız. Burada bakanlığımızla yaptığımız görüşmede bir yol haritası belirlemek amacıyla bu çalıştayı gerçekleştirdik. İşte personel arkadaşlarımız da ciddi burada emekler verdiler. Tüm üniversitelerimizden görüş aldılar. Yine bakanlığımızın arıcılığa bakan birimleriyle beraber ortak hareketlerde bulundular. Bu yönden ben geleceğe dair çok güzel çalışmalar çıkacağını, çözümler üretileceğini düşünüyorum. Hem doğal bal için sağlıklı arı hem de gıda güvenliği için polinasyon diyoruz." ifadelerine yer verdi.