'2027 turizmini 4 etken belirleyecek'

ANTALYA Kent Konseyi Turizm Çalışma Grubu Başkanı Recep Yavuz, 2027 dünya turizminin rotasını petrol fiyatları, savaşlar, ikl...

21 Eyl 2026 - 11:01 YAYINLANMA
'2027 turizmini 4 etken belirleyecek'

ANTALYA Kent Konseyi Turizm Çalışma Grubu Başkanı Recep Yavuz, 2027 dünya turizminin rotasını petrol fiyatları, savaşlar, iklim değişikliği ve fiyat/değer dengesinin belirleyeceğini söyledi. Yavuz, turistin seyahatten vazgeçmek yerine daha yakın, güvenli, uygun iklim koşullarına sahip ve ödediği paranın karşılığını alabildiği destinasyonlara yöneleceğini dile getirdi.

Antalya Kent Konseyi Turizm Çalışma Grubu Başkanı Recep Yavuz, 2026 yaz sezonu geride kalırken turizm sektörünün gözünü şimdiden 2027'ye çevirdiğini aktardı. Recep Yavuz, pandemiden bu yana turizm hareketliliğini öngörmenin giderek zorlaştığını söyledi. Yavuz, bu yıl yaşanan gelişmeler ve sektördeki deneyimlerden hareketle 2027 turizmini en fazla etkileyecek dört başlığın petrol fiyatları, savaşlar, iklim değişikliği ve fiyat/değer dengesi olduğunu kaydetti. Reklam kampanyaları, tanıtımlar ve turizm fuarlarının önemli olduğunu belirten Yavuz, ancak bunların dört temel etkenin oluşturduğu koşulları tek başına değiştiremeyeceğini ifade etti.

'TURİZM DARALMAYACAK, YÖN DEĞİŞTİRECEK'

Yeni ve büyük bir küresel sarsıntı yaşanmaması halinde 2027'de turizmin asıl hikayesinin daralmadan çok yön değiştirme olacağını değerlendirdiğini belirten Yavuz, Avrupa Seyahat Komisyonu'nun 2026 ilkbahar ve yaz dönemine ilişkin araştırmasının da seyahat isteğinin güçlü kaldığını gösterdiğini söyledi. Yavuz, turistin artık güvenliği, toplam maliyeti ve hava koşullarını birlikte değerlendirdiğini belirterek, 2027'de asıl sorunun insanların tatile çıkıp çıkmayacağından çok, nereye, ne zaman ve hangi bütçeyle gideceği olacağını kaydetti.

PETROL MESAFEYİ BELİRLEYECEK

Turizmin hareket anlamına geldiğini belirten Yavuz, uçak, otomobil, otobüs veya gemiyle yapılan seyahatlerde enerji fiyatlarındaki büyük artışların doğrudan veya dolaylı olarak tatil maliyetlerine yansıdığını söyledi. Özellikle havacılıkta sorunun yalnızca yakıtın pahalı olması değil, gelecekteki maliyetinin öngörülememesi olduğunu kaydeden Yavuz, tur operatörlerinin 2027 programlarını hazırladığı, hava yollarının kapasite planladığı ve otellerin kontrat yaptığı dönemde yakıt maliyetlerindeki belirsizliğin fiyatlandırmayı zorlaştırdığını ifade etti.

4 KİŞİLİK AİLEYE 400 AVRO EK MALİYET

Ham petrol fiyatıyla uçak yakıtı maliyetinin bire bir aynı hareket etmediğini, döviz kuru, yakıt tedariki ve hava yollarının fiyat sabitleme anlaşmalarının da sonucu etkilediğini belirten Yavuz, kişi başına uçak biletinde 100 avroluk artışın 4 kişilik aile için 400 avroluk ek maliyet anlamına geldiğine dikkati çekti. Yavuz, böyle bir durumda turistin tatilden vazgeçmeden önce daha yakın bir ülkeyi, daha kısa konaklamayı veya başka bir tarihi tercih edebileceğini söyledi. Yakıt pahalılaştıkça uzak mesafeli seyahatlerin maliyet baskısının artabileceğini belirten Yavuz, yakın ve orta mesafeli destinasyonların bundan avantaj sağlayabileceğini kaydetti.

SAVAŞ, DESTİNASYONU BELİRLEYECEK

Savaşların yalnızca yaşandığı ülkenin turizmini etkilemediğini vurgulayan Yavuz, komşu ülkelerin, hava sahalarının, uçuş rotalarının ve turistin zihnindeki bölge algısının da savaşlardan etkilendiğini söyledi. Bir yandan saldırı, uçuş iptali ve kapanan hava sahası haberlerini izlerken diğer yandan ailesinin gelecek yaz tatilini planlayan turistin psikolojisinin dikkate alınması gerektiğini belirten Yavuz, turistin tatilde yeni şeyler yaşamak istediğini, ancak güvenliğinden endişe etmek istemediğini kaydetti.

GÜVENLİK İLK SIRADA

Avrupa Seyahat Komisyonu'nun araştırmasında güvenliğin destinasyon seçiminde ilk sırada yer aldığına dikkati çeken Yavuz, İspanya'nın 2026'nın ilk yarısında yaklaşık 46,6 milyon uluslararası turiste ulaşarak önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 4,6 büyümesinin, seyahat talebinin canlılığını gösterdiğini söyledi. Yavuz, İspanya'nın başarısının yalnızca savaş bölgelerine uzaklığıyla açıklanamayacağını; uçuş bağlantıları, ürün çeşitliliği, hizmet kalitesi ve yıllar içinde oluşturulan güvenin de önemli olduğunu ifade etti. Yavuz, Türkiye açısından meselenin yalnızca güvenli olmak değil, bu güveni doğru ve tutarlı biçimde anlatabilmek olduğunu söyledi.

İKLİM TATİL ZAMANINI DEĞİŞTİRECEK

2027 turizminin üçüncü önemli başlığının iklim değişikliği olduğunu belirten Yavuz, aşırı sıcaklar, orman yangınları, su sıkıntısı ve şiddetli hava olaylarının destinasyonların hazırlık yapması gereken somut risklere dönüştüğünü söyledi. Akdeniz'in yıllarca deniz, kum ve güneşle pazarlandığını hatırlatan Yavuz, güneşin fazlasının özellikle ileri yaştaki turistler ve çocuklu aileler açısından tatilin cazibesini azaltabileceğine dikkati çekti.

TALEP İLKBAHAR VE SONBAHARA KAYIYOR

Akdeniz'in cazibesini kaybetmesinden çok, talebin bir bölümünün temmuz ve ağustostan ilkbahar ve sonbahara kaymasını beklediğini belirten Yavuz, Antalya için bunun önemli bir fırsat oluşturabileceğini söyledi. Nisan, mayıs, ekim ve kasım aylarının kültür, doğa, spor ve ileri yaş turizmiyle daha güçlü değerlendirilebileceğini ifade eden Yavuz, iklim değişikliğinin tek başına 12 ay turizm getirmeyeceğini; uçak seferleri, açık oteller, etkinlikler ve turistik ürünlerin de buna göre planlanması gerektiğini kaydetti.

FİYAT SON KARARI VERECEK

Enerji, personel, gıda, finansman ve ulaşım giderlerinin tatil fiyatları üzerinde baskı oluşturduğunu belirten Yavuz, maliyetlerin yükselmesinin müşterinin her fiyatı kabul edeceği anlamına gelmediğini söyledi. Turistin artık yalnızca "Kaç para" diye sormadığını, "Bu paraya ne alıyorum" sorusuna da yanıt aradığını belirten Yavuz, fiyat/değer dengesinin gelecek dönemin en önemli ölçülerinden biri olacağını ifade etti.

TURİST İÇİN GÜVEN UYARISI

Tatil için 2 bin avro ayıran bir turistin ödediği paraya uygun hizmet beklediğini belirten Yavuz, restoran, plaj, taksi veya otelde kendisini kandırılmış hisseden turist açısından meselenin fazladan ödediği 20 veya 50 avrodan ibaret olmadığını söyledi. Yavuz, turistin güvenini kaybetmesi halinde tepkisinin tek işletmeyle sınırlı kalmayıp bütün destinasyona yönelebileceğine dikkati çekti. Mısır gibi rakiplerin de yalnızca ucuzluk üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini kaydeden Yavuz, konaklama, hava bağlantıları ve kültür gezilerinin birlikte sunduğu toplam değerin dikkate alınması gerektiğini ifade etti.

'TÜRKİYE ARTIK BU PARAYA DEĞMİYOR' RİSKİ

Türkiye açısından özeleştiri yapılması gerektiğini belirten Yavuz, pahalılığın yalnızca Türkiye'ye özgü olmadığını, başka ülkelerde de fiyatların yüksek olmasının Türkiye'deki fiyatları turistin gözünde kendiliğinden haklı çıkarmayacağını söyledi. Asıl tehlikenin turistin "Türkiye artık ödediğim paraya değmiyor" demeye başlaması olduğunu vurgulayan Yavuz, bu kanaatin yaygınlaşması halinde fiyat yükselirken değer algısının geride kalacağını ve müşterinin başka ülkelere yönelebileceğini kaydetti. Çözümün sürekli indirim yapmak olmadığını belirten Yavuz, hizmetin iyileştirilmesi, ek ücretlerin baştan açıklanması ve verilen sözün tutulması gerektiğini söyledi.

2027'NİN TURİZM FORMÜLÜ

2027 turizmine ilişkin öngörüsünü dört başlıkla özetleyen Yavuz, "Petrol mesafeyi, savaş destinasyonu, iklim zamanı, fiyat ise son kararı belirleyecek" dedi. Yavuz, uzak destinasyondan vazgeçen turistin daha yakına gelebileceğini, temmuz sıcağından kaçanın ekimi seçebileceğini, pahalı bulduğu ülkeden ayrılanın ödediği paranın karşılığını daha iyi aldığı yere, güvenlik kaygısı taşıyanın ise başka bir bölgeye yönelebileceğini belirtti. Yavuz, bütün bu değişime rağmen turistin seyahat etmeye devam edeceği ve seyahatlerin artacağı öngörüsünde bulundu.

Kaynak :
DHA

YORUMLAR

Maksimum karakter sayısına ulaştınız.

Kalan karakter: